Blog

Bu, tek bir blog yazısıdır.

Prostat kanserli erkeklerin eşlerinin çoğu hastalıktan dolayı rahatsız veya zarar görmüş hissediyor

Avrupa Üroloji Derneğinin yürüttüğü bu çalışmada (2018) prostat kanserinin erkeklerde en sık görülen kanser türü olduğu belirtilmiştir. Prostat kanserinin tedavisi için androjen yoksunluğu tedavisi uygulanan durumlarda, bu tedavinin testesteron hormonunun üretimini durdurduğu ve yan etki olarak da yorgunluğa, zayıflığa ve cinsel istek kaybına yol açtığı bilinmektedir. Danimarka’da yürütülen çalışmada, prostat kanseri hastası erkeklerin eşlerinin çoğu sosyal açıdan izole hissettiğini belirtmiştir. Eşlerinin hem tedavi hem de rahatsızlıktan dolayı yorgun olması çift olarak sosyalleşememeleri ve dolayısıyla kadınların kendilerini sosyal destekten yoksun hissettirmesine yol açtığı belirlenmiştir (Avlastenok,2018).

Çalışmadaki eşlerden biri durumu şu şekilde ifade etmiştir: “Eşim çok fazla uyuduğu için arkadaşlarımızı veya ailelerimizi ziyaret edemiyoruz ve pek fazla misafirimiz olmuyor.” Avlastenok’a göre (2018), eşler yavaşça ilişkilerinin içerisinde bile gerçekçi bir yalnız olma korkusu geliştirmektedirler. Güçlü olmaları gerektiğini düşündükleri için hastalığın yükünü eşleriyle veya bir başkasıyla paylaşmakta sıkıntı yaşamaktadırlar. Hastalık sürecinde kadınları etkileyen bir diğer etken ise ilişki içerisindeki rol değişimidir (Avlastenok, 2018). Eşleri zaman geçtikçe her zamanki rollerini daha az üstlenebildiğinden kadınlar da normalde erkeklere ait olan bu diğer rolleri de üstlenmek durumunda kalmışlardır.

Bu görev veya roller basit bile olsa, bu değişim kadınlara göre hayatlarının yapılanma şeklinde önemli bir değişiklik anlamına gelmektedir. Çoğu prostat kanseri hastası hem fiziksel hem duygusal açıdan zor zamanlar geçirir ve bu çalışmada da gösterilen bu stresin eşlerini de etkileyeceği gerçeğidir. Bu etki her iki taraf için de olumlu sonuçlanmaz. Mental ve duygusal sağlığın iyi olması bir tedaviyi nasıl gördüğümüzün bir parçası olmalı ve hem hastalar hem eşler ihtiyacı olan desteği almalıdır (van Hoppel, 2018).

Kaynak: https://www.sciencedaily.com/releases/2018/03/180319091027.htm