Blog

Bu, tek bir blog yazısıdır.

Ergen ve genç yetişkin kanser savaşçıları yaşıtlarından daha fazla sosyal bağlantıya sahip

Bu çalışma, St. Jude Çocuk Araştırma Hastanesinin tarafından düzenlenmiş olup, kanser savaşçılarının sağlıklı sosyal bağlantılara ihtiyaç duyduğu gerçeğinden yola çıkarak, ergenler ve genç yetişkinlerin sosyal bağlantılarını konu alan ve yayınlanmış ilk araştırma özelliğini taşımaktadır. St. Jude Çocuk Araştırma Hastanesinin araştırmacılarına göre (2018), ergen ve genç yetişkin
kanser savaşçıları hastalığı atlatmamış yaşıtlarına kıyasla obeziteye veya fazla kilolu olmaya, evde hareketsiz yaşamaya daha eğilimli olduğu tespit edilmiştir. Diğer taraftan, Huang’a göre (2018) duygusal destek kaynaklarına ve kilo ve fiziksel aktiviteyle ilgil danışabilecekleri kaynaklara sahiplerdir. Zira geçmişteki hastalıklarından dolayı, kanserden kurtulan bireyler, içinde onlara destek ve tavsiye verebilecek doktorların, arkadaşlarının ve akrabalarının bulunduğu geniş bir çevreye sahiplerdir.

Bu çevrenin sağladığı desteğin gücü teşhise göre değişir. Lenfomayı atlatmış genç bireyler en fazla sosyal desteğe sahipken, bu sıralamayı lösemi ve tümörlü hastalıklardan kurtulan genç bireyler takip eder. Beyin ve merkezi sinir sistemi habis tümörü atlatan bireyler en düşük sosyal desteğe sahip olduğu tespit edilmiştir. Huang’a göre (2018), bunun sebebi iletişimi ve sosyal bağlantılar kurmayı hayli güçleştiren tedaviye bağlı ortaya çıkan nörobilişsel problemler olabilir. Sosyal çevrenin desteği daha iyi baş etme becerilerinin olduğu bireylerde artar; daha az inkar ve daha az yıkıcı davranış, duygusal destekten faydalanımının daha çok olması, geleceğe dair planlar yapma ve dinsel aktivitelerde bulunma iyi baş etme becerilerine örnek olarak gösterilebilir.

Ergen ve genç yetişkin kanser savaşçıları aileden bağımsızlaşma döneminde olduklarından bir geçiş süreci içerisinde bulunurlar. Bu nedenle, sosyal bağlantılar bu grubun hayatında büyük önem taşır. Arkadaş ve akrabalarla olan sosyal bağlantıların eksikliği düşük hayat kalitesine, riskli davranışlara, kronik sağlık problemlerine ve erken ölüme yol açabilir (Huang,2018).

Kaynak: https://www.sciencedaily.com/releases/2018/03/180308105339.htm